Hülya Düzenli

7 Temmuz 1887, Rusya, Vitebsk 28 Mart 1985, Fransa, Saint Paul de Vence

“sanat benim için özellikle bir ruh halinin yansımasıdır.”

Sanatçıların fikirlerini ifade edişlerindeki teknik ya da düşünsel özgürlük Chagall tarafından sonuna kadar kullanılmıştır. Bu durum onun tutkulu - taşkın hisleri, fantastik dünyası, şiirsel cinselliği ve melankolik bir anlatımla ortaya koyduğu anılarıyla sarılmış resimleri için paha biçilmez bir ortam sunuyordu.

Chagall çocukken Vitebsk’de gördüğü kemancıyı bu bağımsız ve kendine özgü anlatımla ifade etmekteydi… Sanatçı çocuk yaşlarda keman çalıyor, çizim yapıyor, şiir yazıyor ve o günlere ilişkin şöyle diyordu:“Bizim oralarda bir kemancı vardı, hiçbirimiz onun nereden geldiğini bilmezdik, bir demirci gibi gün boyunca çalar akşamları da ders verirdi. Onunla çalışırken beni  ‘çok güzel, çok güzel’ diyerek yüreklendirirdi. Bende ona inanmış ve bir kemancı olabileceğimi düşünerek konservatuvara gitmeye karar vermiştim.”

Chagall ikonografisinde yer alan “Kemancı” figürünü Avrupa resminde Watteau’dan Picasso’ya kadar karşılaştığımız, orta sınıfın çok sevdiği Pierrot ve Harlequin (Commedia della’arte’deki komik karakter)’lerle ilişkilendirebiliriz.  İster bu resimleri ister diğer resimler gerçekten daima onun tek başına yarattığı bir dünyayı yansıtır.


İşte bu özel kişilik, 20. yüzyılın öncü sanatçılarından Marc Chagall, 23 Ekim 2009-24 Ocak 2010 tarihleri arasında “Yaşam ve Aşk” başlığıyla İstanbul, Pera Müzesi'nde Türkiye'deki sanatseverlerle buluşuyor. Bu sergi Kudüs İsrail Müzesi'nin koleksiyonun dan bir seçki… Sergi sanatçının yaşamını, özellikle ilk eşi Bella ile aşklarını, kutsal kitap ve edebi eserler için yaptığı baskı ve desenleri içeriyor.

Marc Chagall, 7 Temmuz 1887’de Hasidik yahudi bir ailenin dokuz çocuğunun en büyüğü olarak, Rusya'daki Vitebsk şehrinin Peskovatik semtinde, dünyaya geldi. Polonya kökenli, Hasidik yahudileri dua, şarkı söyleme, öykü anlatma ve günlük yaşamın kutsanmasının Talmud ilmiyle bağlarının üzerinde duran, geleneksel Yahudi değerlerine bağlı, tutucu ve köktenci bir topluluktu. Yazımızın ilerleyen bölümlerinde göreceğimiz gibi belki de sanatçının resimlerindeki bu masalsı dünyayı ve öykülerle dolu resim dilini çok da uzaklarda aramamak gerekir.

Bugün "Marc Chagall Müzesi" olan Pakrovskaya sokağı’ndaki evde çocukluğu geçen Chagall’ın babası Khatskl Shagal, ringa balığı ticareti yapıyordu. Resmettiği uçan balıklar babasının balık fabrikasında çalışmasını işaret ediyor olabilirler.

1900’lerin başlarında Chagall, Yehuda Pen'in Vitebsk'deki atölyesine, sonra St. Petersburg İmparatorluk Güzel Sanatları Koruma Okulu'na, daha sonra da 1908-09 Leon Bakst'ın yönettiği Svanseva Okulu'na devam etti. Burada Tolstoy'un kızı Vera ve dansçı Nijinsky'le bir stüdyoyu paylaştı ve okulunda iyi bir çevre bulabildi. O yıllarda St. Petersburg’daki yahudiler şehirde özel izinle kalabiliyordu. Bu gibi sınırlamalar nedeniyle Chagall’da zor günler geçiriyordu. Bu yıllarda Vitebsk’e yaptığı bir ziyaretinde gelecekteki eşi Bella Rosenfeld ile tanıştı.

Chagall 1910’da kendisine bir koruyucuyu buldu,  Yahudi avukat Max Vinaver, onun masraflarını karşılayarak Paris'e gitmesine yardımcı oldu, aylık çalışma izni sağladı. Chagall 1910-13 Paris’te Montparnasse’a yerleşmeye gitti. Şair Blaise Cendrars ve Guillaume Apollinaire'le yakın dost oldu. Sanat tüccarı Herwarth Walden'in düzenlediği ilk tek kişilik sergisini de bu sıralarda Berlin, Galerie der Sturm'da açtı.

Chagall'ın yaşamı ve sanatında Robert ve Sonia Delanuay'in önemli etkileri olmuştur. Sonia, birlikte oldukları toplantılarda onun çevirmeni idi görüşmeleri Rusça'ya çevirirdi. Robert Delanuay'in kullandığı kübist teknik ve lirik renk anlayışı ile kübist fikirleri ise Chagall'ın resimlerini etkiledi.

Chagall'ın şair arkadaşları Blaise Cendrars ve Guillaume Apollanaire’de şiirlerinde onun yeteneğini övdüler, resimlerindeki benzersiz dışavurumcu anlatımı ve biçimlerinin parlak renklerini anlattılar.

Çalışmaları dönemin sanat hareketlerinden Kübizm ve Fovizme yakındı. Onun resimleri hiç kimseye benzemiyordu ve tüm sanat hayatı boyunca tamamen kendine özgü resimler yaptı. “Beni sadece sevgi ilgilendirir ve sadece sevdiğim şeylerle ilişki halindeyim.” diyordu. 1914 de Vitebsk'e geri döndüğü sırada I. Dünya Savaşı çıktı. Nişanlısı Bella ile evlendiler ama Paris’e dönemeyince St. Petersburg'a taşındılar.1916 yılında Chagall'ların Ida adını verdikleri kızları dünyaya geldi.

1917 de Devrimi takiben Vitebsk'e giderek aktif rol aldı, bölgenin sorumlu görevlisi oldu ve sanat komiserliği görevine getirildi. Vitebsk Sanat Akademisi'ni kurdu, bir müze açtı. Sonbaharda, Lissitzky ve Malevich ile bir kavga edince akademideki görevinden istifa etti.

1920-1921 arasında Moskova'daki Devlet Yahudi Oda Tiyatrosu'na oditoryum duvarları için büyük ölçekli üç resim yapmak üzere davet edilince tekrar Moskova'ya taşındılar, bu sırada özyaşam öyküsü “Yaşamım”ı yazmaya başladı.1922 Berlin'de, Hermann Struck'la aside yedirme baskılar ile Paul Cassirer'in önerisiyle, Yaşamım için baskı tekniğinde illüstrasyonlar yaptı.

Yine yirmili yıllarda ailesiyle birlikte Paris'e taşındılar. Sanat tüccarı ve yayımcı A.Vollard’ın isteğiyle Gogol'un Ölü Canlar'ını resimledi. Sonraki yıllarda yine Vollard’ın siparişi üzerine La Fontaine'in Masallar ile Kutsal Kitap için illüstrasyonlarını gerçekleştirdi.

Chagall, Kutsal Kitap'a olan sevgisini "Çocukluğumdan başlayarak, Kutsal Kitap'ın büyüsüne kapıldım. Kutsal Kitap'ı bütün zamanların en büyük şiir kaynağı olarak görmüşümdür. O zamandan beri, onun yaşamda ve sanatta yansımasını aradım. Kutsal Kitap, doğadan bir yankı gibidir ve benim aktarmaya çalıştığım giz de budur." diye anlatır.

1937'de Fransız uyruğuna kabul edilen sanatçının yapıtları Nazilerin Chagall yapıtlarının sergilenmesi yasağı nedeniyle Alman müzelerinden kaldırıldı. Sanatçı bu yıllarını Marsilya da geçirdi, ABD'li gazeteci Varian Fry'ın yardımıyla önce İspanya ve Portekiz'e sonra Amerika Birleşik Devletleri'ne giderek yerleşti.

2 Eylül 1944'te Chagall'ın sevgili eşi, resimlerinin temel konusu ve hayat arkadaşı Bella Rosenfeld virütik bir enfeksiyon sonucu aniden öldü. Çok üzülen sanatçı bir müddet hiçbir şey çalışamadı. Bella'nın anılarının ilk cildini -Yanan Işıklar- resimlemek ve Fransızcaya çevirmekle uğraştı. Daha sonraları bu çalışmalarında kendisine yardımcı olması için kızı İda’nın işe aldığı Virginia McNeil ile yedi yıl birlikte yaşadılar ve David isimli bir oğulları oldu.

Fransa'nın güneyinde Provence'da çalışmaya devam eden Chagall aynı zamanda Kişilerin Birbiriyle Dostluğu ve Irkçılıkla Mücadele gibi sivil örgütlerin kuruluşlarında yer aldı. Avrupa’nın çeşitli şehirlerinde retrospektive/geriye dönük sergiler açtı. Ayrıca, seramik, heykel ve cam boyama üzerine çalışmalara başladı.

Fransa'ya kesin dönüşde Tériade, Gogol’ün toplumsal eleştiri içeren Ölü Canlar, Masallar ve Kutsal Kitap için hazırladığı bütün oymabaskıları Vollard Vakfı tarafından satın alınarak Ölü Canlar'ı yayımlandı. Masallar için hazırladığı baskıları suluboyayla zenginleştirdi, Virginia, Chagall'dan ayrıldı.

Grafikle ilgilenmeye başlayan sanatçı Mourlot Stüdyoları'nı ziyaret edip pek çok taş baskı üretti. Bu üretimde Charles Sorlier'in de yardımları oldu, Sorlier-Chagall dostluğu Chagall'ın ölümüne kadar sürdü.

1952 yılında üçüncü evliliğini "Vava" olarak seslendiği Valentina Brodsky ile yaptı. Yayımcı Tériade için Dafnis’le Kloe'yi resimledi, Tériade, La Fontaine'in Masalları’nı yayımladı.

İsrail'i ziyaret ettiğinde 1957’de Kudüs'teki Hadassah Ein Kerem Hastanesi Sinagogu'nun camlarını boyadı.

Altı Gün Savaşı sırasınca hastaneye çok sayıda saldırı oldu. Bu saldırılar, Chagall'ın çalışmasını tehlike altında bırakıyordu. Chagall, Fransa'ya bir mektup göndererek "Pencereler hakkında endişelenmiyorum, endişelendiğim tek şey İsrail'in güvenliği. Lütfen İsrail'i rahat bırakın ve ben de daha güzel pencereler yapayım." diye yazıyordu. Tüm pencerelerin zamanında kaldırılmış olması büyük bir şanstı, böylece hiçbiri zarar görmedi. 1973 yılında İsrail Hükümeti Chagall'ın bu pencere çalışmalarının pullarını çıkarttı.

1960'lı yıllarda dünyanın dört bir yanındaki kurumlara öncelikle Paris'teki Garnier Operası'nın tavanı ve New York'taki Metropolitan Operası için iki duvar resmi, Kudüs'teki yeni parlamento binası Knesset için yer ve duvar mozaikleri ve üç büyük duvar halısı yaptı.


”Adım Marc, iç dünyada çok duygusalım ve cüzdanım boş. Fakat herkes benim yetenekli olduğumu söylüyor…”
diyen Chagall Hrıstiyan ikonografisinden çok etkilenen bir Yahudi, savaşın ve zulümün acı gerçeğine dokunan bir hayalperest ve kendini herhangi bir akımın içine yerleştiremeyen avangart bir ressamdı.

Bütün bu kentler arası gidiş gelişleri arasında İstanbul’a da gelmiş iki yıl Büyükada’da yaşamıştı. Yazımızın son sözü yine sanatçının kendisinden; “Yaşamımızda, tıpkı bir ressamın paletinde olduğu gibi tek bir renk vardır ve bu renk yaşamın ve sanatın anlamıdır. Sevginin rengini kastediyorum.” Chagall, 28 Mart 1985'te, 97 yaşında Fransa'da, Saint-Paul-de-Vence'te öldü ve oraya gömüldü.

Sembollerle dolu resimlerinde İnek,  Hayatın mükemmeliyeti, Ağaç hayat sembolü, genellikle sevgililerle birlikte çizdiği Horoz verimlilik, At ve Eiffel Kulesi Özgürlük, Sarkaçlı Saat zaman ve mütevazı yaşam, Paris te olduğu yıllarda sıklıkla çizdiği Vitebsk Evleri memleketine olan özlemi gibi anlamlar içeriyordu.

Ölümünü takiben birçok sanatçı Chagall için şarkılar yazdı, resimler yaptı, performanslar sergiledi…

Kübalı şarkı ve şarkı yazarı Silvio Rodríguez 1978 yılında yayınladığı en bilinen şarkısı Óleo de mujer con sombrero (Şapkalı Kadının Yağlı Boyası) ile Chagall'ı yaşatır.

2006'da The Weepies’in "Say I am You" isimli bir albümünde "Painting by Chagall" Şarkının nakaratı şöyledir.

Chagall'ın resimlerindeki âşıklar gibi akıyoruz
Çevremiz gökyüzü ve mavi kasaba
Bu çiçekleri bir düğün giysisi için tutarak
Yerden çok yüksekte yaşıyoruz

SEÇİLMİŞ KAYNAKÇA:“Chagall-Yaşam ve Aşk”, İstanbul,2009, Ersöz B.A., Bahar T., “The Story of Art”London: Phaidon Press, 1992, Gombrich, E. H. “The National Museum of Art” France, 1973, Martin J.H., Hergott F., “Icons of Art-The 20 th Century” Paris, 1979,Tesch J., Hollman E., "Marc Chagall” Propylaen, Paris, 1979 Schmalenbach W., Sorlier C.